muzisyenim.com | MAKALE





ilker SEN



05.02.2004 - AYAR REHBERİ | Mikser EQ potansiyometrelerinin tamamını merkez (flat) durumuna getirerek ayarlamaya başlamanızda fayda vardır.
AYAR REHBERİ

Mikser EQ potansiyometrelerinin tamamını merkez (flat) durumuna getirerek ayarlamaya başlamanızda fayda vardır.

SİSTEM AYARLARI:

Sahne ayarları


-Sahne kenarındaki ön monitörleri müzisyenin arkasına hedefleyerek yerleştirin.
-Mikrofon ve standları ve kendilerine ait monitörleri 30-90 cm arası bir mesafede ve bakış açısına göre mikrofonların arkasına bakacak şekilde yerleştirin. Diğer monitörler de mümkün olduğu kadar müzisyene bakacak şekilde ve mikrofonların arkasına bakacak şeklide yerleştirilmelidir. Bu yerleştirme şekli feedback potansiyelini azaltır.
-Ana kolon sistemi (FOH : Front of House), köşelere ve doğruca dinleyiciye bakacak şekilde yerleştirilmelidir.


{Tavsiye : Ana kolonları, sahne ortasında müzisyenler için bir dinleme alanı oluşturmak için çevirmek, feedback potansiyelini yükseltir. Fazla monitörleri dinleyicilere doğru çevirebilirsiniz.


Bağlantılar
{Tavsiye :
Kanallara ait bilgileri kablolara küçük etiketlerle (Vokal, Gitar, Bass vs şeklinde) yazın.
-Tüm mikrofon, line seviyeli sinyal kaynakları, kaset deck, CD çalar, enstrüman amfi Line çıkışları, efekt cihazları ve harici efekt ünitelerinin, küçük etiketlerle (Vokal, Gitar, Bass vs şeklinde) işaretlediğiniz kabloları mikser cihazındaki giriş ve çıkışlara takın.
-Kolonları hemen bağlamayın. Miksere kısa süreli Jack giriş ve çıkışları kolonlar üzerinde (sonucunu hemen tespit edemeyeceğiniz) hasara yol açabilir. Kolonları en son bağlayın.
-Benzer şekilde, amfi ve kolonları bağladığınızda, amfi ya da amfilerin miksere bağlı olduğundan ve miksere enerji geldiğinden ve güç (power) düğmesini açık olduğundan emin olun.
Mikserde ve güç (power) amfilerde çok kısa süreli bir enerji saklı olması muhtemeldir ve güç (power) düğmesinin sonradan açılması durumunda bu kısa süreli enerji power amfilerde yükseltilerek kısa süreli bir patlama sesi oluşabilir ve kolonlarda zarara yol açabilir.


{Tavsiye : Böyle bir sorunla karşılaşmamak için cihazların güç (power) anahtarlarını ve master volume potansiyometrelerini kapalı tutmak yararlı olacaktır.


Crossover'lar ve Hoparlör İşlemcileri :
-Elektronik crossover'lar ve hoparlör işlemcileri mikser ve güç amfileri arasına bağlanır.
Mikserin çıkışı elektronik crossover'ın girişine, crossover'ın çıkışı da hoparlörlere bağlanır.
4 çeşit işlemci ile karşılaşmanız mümkündür.


a. Basit işlemciler (özel tipte hoparlör sistemleri için ön-equalizasyon)
Bu tip işlemciler, mikser ve güç amfileri arasına normal ekolayzır (equalizer) cihazları gibi bağlanırlar.

b. Ayarlanabilir aktif crossover'lar. Bunlar; woofer, horn, tweeter, subwoofer ve full-range duvar hoparlörlerini ve amfilerini ilgili oldukları frekanslarda sürmek için kullanılırlar. Her hoparlör için gerekli crossover frekansını, üretici firma broşürlerinden öğrenebilirsiniz. Eğer bu mümkün değilse, bu değerleri kulağınızla tespit ederken dikkatli olun. Çıkış seviyelerinin tümünü maksimumda aynı seviyeye getirin (logaritmik potansiyometrenin düşük seviyelerindeki toleransı, büyük değerlerinde olduğundan daha farklı olacaktır), crossover'ın giriş seviyesini güç amfisini aşırı yüklemeyecek şekilde yavaşça artırarak ayarlayın.

c. Crossover/Processor kombinasyonu işlemciler. Bir crossover gibi bağlanıp işletildiği halde, değişir crossover frekansları bulunmamasından dolayı, özel hoparlör sistemleri için üretilmiş gibidirler.

d. Yüksek duyarlıkta İşlemci/Crossover/Kompresör kombinasyonu işlemciler. Bu işlemciler üzerinde bulunan otomatik kalibrasyon ayarları ile hassas frekans ve kazanç ayarı yapılabilir.



SES KONTROL (SOUND CHECK)
Bu aşama, konserin başlamasından önce tüm ayarların kontrolü ve konserin provası aşamasıdır denilebilir. Bu aşamanın yapılmasına olanak yoksa, aşağıdaki tavsiyelerden faydalanabilirsiniz.

-Master volume seviyeleri kapalıyken, kanal giriş seviyelerinin kazancını "clip" göstergesi yanana kadar açın ve daha sonra da birazcık kısın. Bu ayar, kanallarda optimum sinyal-gürültü oranın (signal to noise ratio) sağlayacaktır.

- Eğer mikserinizde kazanç/attennuatör ayarı yoksa, kazancı ayarlamak için en iyi yol, kanal seviyesi ya da kanal volum seviyelerini master potansiyometrelerinin 1/3'ü oranına çekmektir.

-Şimdi master volume potansiyometrelerini yavaşça açın ve kanal seviyelerini Front Of House ve Public Amplifier'lardan duymak istediğiniz seviyeye gelene kadar getirin.

-Açık kalan mikrofonlar feedback ve gürültü problemine neden olabilir. Bu yüzden, Sound Check bittikten sonra ilk olarak mikrofonlar ve akustik gitar, perküsyon vs. gibi mikrofon kullanan kanallardan başlayarak kanalları susturun. Mikserdeki MUTE butonu, ilgili olduğu kanalı susturur. Mikserinizde MUTE fonksiyonu yoksa, volume potansiyometrelerinin seviyelerini işaretleyip tamamen kapatın.

-Mikser EQ potansiyometrelerinin tamamını merkez (flat) durumuna getirerek ayarlamaya başlamanızda fayda vardır. Bu durumdayken kanaldaki EQ etkisi sıfır seviyesinde olacaktır.
PA (Public Amlifier) sistemler için (Home Stüdyo değil!) aşağıdaki EQ ayarlarını kullanabilirsiniz.

GirişBasMidTiz
vokallerflatflatflat
akustik gitarflat-3+2
kick/kroskesflat-3dBflat
trampet-6dBflatflat
floor tom/bas tomflatflatflat
tenor tom/alto-3dBflatflat
ziller-12dbflatflat
trumpet, tenor ve alto sax-3dBflatflat
trombone, bariton saxflatflatflat
gitar ampflatflat-3dB
bas ampflat-3dBflat
harmonika-6dBflat-3dB



Bazı Enstrümanların Frekans Aralıkları :

Bas Gitar
41-260 Hz
Solo Gitar
196-1500 Hz


Bas İnsan Sesi
75-300 Hz
Tenor İnsan Sesi
120-540 Hz
Contraltoİnsan Sesi
170-650 Hz
Soprano İnsan Sesi
250-1100 Hz


Timpani
87-103 Hz
Harp
31-3200 Hz
Çello
65-850 Hz
Grand Piyano
27-4000 Hz
Pikolo
587-3950 Hz
Tuba
43-349 Hz



Bazı Enstrümanların Frekans Aralıkları:



(Bas : 20-200Hz, Mid : 200-2000Hz, Tiz : 2000-20000Hz)


Konuşma sesi için kullanılabilecek mikrofon kanalı EQ ayarı aşağıdaki gibi olabilir.
31Hz (-12dB), 125Hz - 2kHz (0dB), 17kHz (-12dB); (Tolerans : -2dB ~ +2dB)

Frekans - Göreceli seviye grafiği:



- Reverb veya eko efekti prensip olarak vokallere, düşük seviyede olacak şekilde eklenir.
Bazen solo gitar, klavye (keyboard) ve nefesliler de az miktarda bu efektlerden faydalanabilirler fakat davul ve bas gitar genellikle bu efekti kullanmaz ve fabrikasyon (dry) tonunda yalın olarak kullanılırlar.

-AUX ya da monitor çıkışı seviyeleri müzisyenlerin ihtiyacına göre belirlenir. Başlangıçta vokal kanallarının monitörlerde daha güçlü seviyede olacağı var sayılır. Akustik gitar da abartılı olmayan ama yüksek seviyeli monitör gönderimi gerektirir fakat diğer kanallar için daha düşük monitör seviyelerinde olabilir. Davula ait mikrofon kanallarının monitör gönderimleri başlangıçta düşük tutulabilir, gerektikçe de açılarak uygun seviyeye çıkarılır.

Klavye (keyboard) veya davul için müzisyenlerin isteklerine göre ayarlanacak ikinci bir monitör sistemi kurulabilir.

-Eğer, mikserde monitörlere efekt göndermek için gerekli master katlar var ise şunu unutmamak gerekir; monitörlere reverb veya echo efekti eklendiğinde Front Of House sisteminde düşük bir oranda feedback oluşturabilir.

-Stereo bir mikser kullanıyorsanız, PAN (Panaroma) potansiyometreleri merkezde olacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer, mikser çıkışında (MAIN) , SUM ya da MONO ayarını seçip mono PA sistemi sürecekseniz, farklı bir PAN ayarı kullanabilirsiniz.

- Yüksek volumlerde Front Of House sisteminin pozisyonunu ayarlayarak olası feedback problemini önleyebilirsinz.


SES SEVİYESİ AYARI

Eğer, sound check sırasında iyi bir ayar yaptığınıza inanıyorsanız, kanal seviyeleriyle çok fazla oynamayın. Sadece enstrüman sololarında, geri vokallerde ve sık kullanılmayan kanallarda ihtiyaç olduğunda yeni ayarlar kullanabilirsiniz. Solo vokalist mikrofondan uzaklaşmayı alışkanlık haline getirmiş ise ara sıra seviye ayarı yapmak gerekebilir. Şarkıcınız bu alışkanlığında ısrar ederse, kişisel monitoründeki ses seviyesini aşağı çekmek çözüm olabilir. Şarkıcınız bu ses azalmasını telafi etmek için daha güçlü söylemek ve/veya mikrofona kapanmak zorunda kalacaktır.

Monitör Ses Seviyeleri
Kanal monitör seviyeleride yukarıdakine benzer bazı ayarlamalar gerektirecektir. Pre-Fader, Pre-EQ monitor gönderimleri bağımsız bir mix gerektirir. Örneğin, harmonika çalmaya hazır olduğunda mikrofonunun seviyesini ve monitor seviyesini yükselteceksiniz. Nefesli mikrofonları, akustik gitar mikrofonları vs. de gerektiği ana kadar kapatılacaktır.


AŞIRI SES YOĞUNLUĞU

Konser esnasında muhtemelen sesteki aşırı yoğunluktaki güçten dolayı duymanızda bir derecede kalite düşmesi olacaktır. Bunu en iyi göstergesi yüksek frekans hassasiyetinde kayıpların ortaya çıkmasıdır. Buna karşın, düşük frekanslar bu seviyede etlikenmez. Bu kalite düşmesinin bir göstergesi de kulaklarda çınlama ve rahatsızlık oluşmasıdır.

Kulağınızda yüksek frekanslarda oluşan azalmayı telafi etmek için mikserdeki yüksek frekans EQ'ları veya crossover üzerinden HF kazancı yükseltmeyi düşünebilirsiniz ama bu hiç de iyi bir fikir sayılmaz. Bunu yapmanız durumunda, insanların kulaklarında çok yüksek parlaklıkta ve rahatsızlık verici bir ses oluşturacaktır. Ayrıca, aşırı yüklenme nedeniyle oluşan düzenli harmonikler, tweeter/horn arızasına ve Front Of House üzerinde gürültüye (distortion) neden olabilir. En iyisi EQ seviyelerini kurcalamamanız olacaktır. Muhtemelen ertesi gün daha iyi duymaya başlarsınız. Susturucu kulaklıklar iyi bir yatırım olabilir.


Sürekli işitme kaybına yol açabilecek ses basınç limitleri (OSHA):

90 dB SPL - 8 saat
92 dB SPL - 6 saat
95 dB SPL - 4 saat
97 dB SPL - 3 saat
100 dB SPL - 2 saat
102 dB SPL - 1.5 saat
105 dB SPL - 1 saat
110 dB SPL - .5 saat
115 dB SPL - <.25 saat



FEEDBACK SORUNU

Feedback Sorunu ile Mücadele


Sound check ve ayarlamalar sırasında herşey yolunda olduğu halde herhangi birinin mikrofonuyla monitörüne yaklaşması ile feedback problemiyle karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumda, buna neden olan mikrofonun monitör kanalı veya PA seviyesini aşağı indirebilirsiniz. Eğer Front Of House sistemine fazlaca giden sinyalden dolayı feedback sözkonusuysa, kanalın seviye poansiyometresini (fader) aşağı indirebilirsiniz.

Bununla birlikte, aşağıdaki önlemleri uygulamayı deneyebilirsiniz;

(A) Eğer, giriş kanal kazançlarının yüksekliklerini kafi miktarda açtıysanız, clip ışıklarında bazı hareketler olacaktır. Feedback oluşan kanalda ise clip ışığı daha parlak ve sürekli bir şekilde yanacaktır. Feedback oluştuğunda clip led'lerini tarayın ve clip ışıgı sürekli yanan kanalım monitör gönderim (send) seviyesini aşağıya çekin. Eğer feedback yapan kanal kullanılmayan bir mikrofonun bir kanalıysa, o kanalı kapatabilirsiniz.


Feedback ile sonuçlanması muhtemel durumlara karşı basit önlemler :

(Feedback eliminatör sistemleri kullanmak faydalı olabilir)

* Davulcu bir monitör kullanıyorsa, overhead drum/cymbal mikrofonların seviyelerini biraz kısın.

* Mikrofon kanallarının monitor gönderimlerini biraz kısın. Eğer burada bir sorun yoksa, feedback minimizasyonu için kanala ait EQ'ları değiştirmeyi deneyin.

* Bir şarkıcının akustik gitar mikrofonu monitöre fazla yakın olabilir, onu monitörden uzaklaştırın.

Bazı şarkıcılar genellikle iyi seviyede ses almak istedikleri vokal mikrofonlarını ve gitar pick-up'ları aynı monitöre alırlar, bu durum feedback için bir davetiye olabilir. Böyle bir durumda gitara ait monitör gönderimlerini (send) biraz aşağı çekin. Eğer mikseriniz faz değiştirme özelliğine sahipse, gitar kanalının fazını değiştirmeyi deneyin, böylece monitör seviyesini feedback'siz bir şekilde eski seviyesine getirebilirsiniz.

{Tavsiye : Mikser giriş fazını döndürmek, sürekli feedback probleminin çözümünde bazen çok etkili bir yoldur.
Bu yöntem, mikrofon ve pick-up kaynaklarının aynı monitörde olması ve mikrofonun monitörle çok yakın olmasından doğan feedback sorununda çok iyi çalışır.

(B) Eğer, hala feedback problemini önleyemiyorsanız monitör master seviyelerini tamamen aşağı indirin. Bu problemi kesin olarak çözecektir ama bunu yaptığınızda orkestra ve şarkıcınız monitörsüz kalmış oluyor. Monitörleri yavaşça tekrar açarak uygun seviyeye (muhtemelen az önceki seviyesinden daha aşağıya) getirin. Monitör master seviyesini azaltmanız durumunda ana (main) ses seviyesini de indirmeniz gerekeceğini unutmayın.

(C) Şimdi main ve monitör seviyelerini eski durumlarına getirmek için acil çare bulmak durumundayız.
İlk olarak main ve monitor EQ'larına başvurun. Kulaklarınızın size söyldediği frekanslardaki potansiyometreleri birazcık (-3dB kadar) aşağı çekin. Şimdi yavaşça master seviyesini açın. Eğer feedback tekrar başlarsa, master seviyesini tekrar biraz aşağı çekin ve master seviyesini biraz daha açabilmek için.EQ fader'ları tekrar merkez seviyeye alın ve diğer frekansları aşağı çekmeyi deneyin.
Artık kontrolü ele almış olmalısınız fakat main ve monitör sisteminin frekans cevapları değiştiği için muhtemelen gerçek ses performansından biraz uzaklaştınız. Dikkatlice bazı EQ potansiyometrelerini tekrar merkez pozisyonuna getirmeyi deneyin. EQ seviyelerini mümkün olduğunca normal pozisyonlarına getirmeye çalışmanız gerekmektedir. TÜM EQ POTANSİYOMETRELERİNİ BİR ANDA AŞAĞIYA İNDİRMEYİN. Mikser master seviyelerini düşürmeniz de aynı sonuca neden olurdu, ancak muhtemelen kısa süre sonra yeni bir feedback problemiyle karşılaşırdınız.

(D) Mikrofon ve hoparlörden kaynaklanan feedback problemi değişmezdir. Problemi doğru düzgün çözebilmek için bu iki zanlının EQ ayarlarını tekrar tektar yapmanız kaçınılmazdır.

(E) Belki gerçekten bu problemi tamamen çözebilecek bir main ve master seviyesi bulabilirsiniz. Fakat şüpheli bir elektrik gitar ve amfisi, veya elektrik/akustik gitar ve amfisi feedback yapmak için bir hata olmasını beklemekte olabilir.

{Tavsiye : Eğer bir gitarist veya şarkıcı/gitarist, yedekteki elektrik-akustik gitarını amfiye girmekte ve sesini açık bırakmakta ısrar ederse, tellerde rezonans oluşması durumunda penasını bırakmaya ikna etmeyi deneyebilirsiniz. Bu basit bir çözümdür fakat hangi tellerin bunu azalttığını bilmeyi gerektirir.
Not: Sıklıkla kalın E, A, D telleri rezonans oluşturur.
Elbette ki en iyi çözüm, gitaristin yedek gitarının ya da gitar amfisinin sesini kapalı tumasıdır.


Diğer şüphelenilebilecekler:

-Takılı kalmış bir keyboard notası.
-Akustik piyanonun kendi monitor amfisiyle feedback'i.
-Direk olarak aktif monitör ya da kombo amfiye bağlanmış kullanılmayan bir enstrüman mikrofonu.

Tüm bu problem oluşturabilecek durumların mikser üzerinden düzeltilmesi imkansızdır.
Kimileri sahnede mümkün olan volum seviyesinden aşağıda söyler/çalar, kimi klavyenin (keyboard) tuşu takılı kalır, kimi mikrofonunun yerini değiştirir ya da başka herhangi hatalı birşey yapar. Ama herkes problemi tonemeister'in çözmesini bekleyecektir. Kolaylıklar!



SİNYAL TAKİBİ

PA (Public Amplifier) sistemlerde sinyalin nasıl dolaştığına bakarak daha hassas bir analiz yapabiliriz.

PA sistemler 3 temel element barındırır.

-[A] Sinyal (signal); mikrofon, teyp deck, CD çalar, elektrikli bir enstrüman, Line seviyesinde bir amplifikatör çıkışı, başka bir mikserin çıkışı ya da herhangi bir ses sinyali olabilir.

-[B] Amplifikatör Katı (amplification stage); ön amplifikatör katı (mikser) dahil olan bir sinyal güçlendirici.

-[C] Hoparlör Sistemi (speaker system);

Temel sinyal yolu her zaman A'dan B'ye ve oradan da C'ye doğrudur (A>B>C). Sinyal, her katta maksimum kapasitesine ulaşır. Mikserler, güç amfileri, ön-amfileri ve hoparlörler güç kapasitelerine göre anılırlar. Kapasite üzerinde bir güç aşımı durumunda sonuç, gürültü (distortion) veya hoparlörlerin havaya uçması seklinde olacaktır.

"Clip" göstergeleri olarak kullanılan LED'ler (Light Emitting Diode), bir mikser, sinyal işlemci (reverb, EQ vb.) ya da bir güç amfisinde aşırı yükleme (overload) sınırına ulaşıldığını ve dolayısıyla sinyalde gürültü (distortion) başladığını size haber verir. Ne yazık ki, hoparlör sistemleri için bu kadar etkili bir uyarı sistemi mevcut değildir. Kolonlarda sinyal bozulmasını ya da hoparlörlerin zarar göreceğini öngören sigorta veya elektronik bir devre yoktur. Basit koruma devreleri kurulabilir ama bu devreler (frekans karakteristiğinede belli bir kayba da yol açarak) amfilerin ısınmasıyla sinyalde oluşmaya başlayan düzenli ve güçlü harmonikleri filtrelerler ve tweeter'ları zarar görmekten kurtarabilirler.
PA işlemi sizin gönderdiğiniz bir kaynak sinyalle başlar. Bu kaynak herhangi ve birbirinden oldukça farklı olarak, bir elektrikli enstrümandan, Line seviyesinde bir çıkışa, bir enstrüman amfisine, bir teyp deck'e veya bir CD player'a ya da başka bir mikserin çıkışına ait olabilir. Mikrofon sinyali en çok kullanılan sinyal kaynağıdır ve diğerlerinden daha fazla anlaşılması çok önemlidir.



MİROFONLAR

Temel Mikrofon Tipleri

Profesyonel ses sistemlerinde kullanılan iki tip temel mikrofon vardır; 'dinamik' ve 'kondansatör'. Üçüncü bir tip mikrofon da 'şerit' (ribbon) dur ve aşırı kırılgan oluşu nedeniyle canlı müzikte kullanımı pek uygun değildir.


Dinamik Mikrofonlar

Fantom Power, pil vb. gerektirmeden, kolayca bulunan, sıklıkla ve rahatlıkla PA sistemlerde kullanılabilen, sağlam yapısı olan bir mikrofon türüdür. Bir diyaframın ortasına iliştirilmiş saç kalınlığında bir bobinin, manyetik bir alan üzerindeki hareketi ile ses sinyali üretmesiyle hoparlör benzeri bir çalışma prensibi vardır. Tek fark, hoparlöre giren elektrik enerjisi diyaframı hareket ettirerek havayı hareket ettitirerek ses olustururken, mikrofonda ses kaynağınden gelen hava akımı diyaframa çarparak manyetik alan etkisiyle birkaç mili Volt gibi çok küçük seviyede (1 miliVolt : 1 Volt'un 1000'de 1'i) elektrik enerjisi üretmektedir (Motor ve Dinamo prensiplerini andırıyor).

Ses dalgasının belli bir frekansta ve kutupta voltaj değişimi ve belli genlikte ve güçte elektriksel dalga oluşturur (daha güçlü ses, daha büyük dalga, mikrofonda daha geniş bobin hareketi, manyetik güç etkisinde daha fazla voltaj yaratılması demek). Oluşan birkaç mili Volt'luk elektriksel ses sinyali mikrofon kapsülünden yola çıkarak özel bir mikrofon kablosu (ekran ya da blendaj korumalı kablo) üzerinden miksere gider 1000~1700 kat güçlendirilerek, kullanılan amplifikatör gücüne göre 500~1000 kat güçlendirilmek üzere güç-amplifikatörüne oradan da hoparlöre gider.Burada hoparlör tam olarak mikrofonun yaptığını tersini yaparak güçlendirilmiş ses dalgasını tekrar oluşturur. Elektrik enerjisiyle titreşen diyaframı havayı sıkıştırıp gevşeterek ses dalgalarını oluşturur. O halde birbiri yerine kullanılmaya kalkıldığında prensipte çalışmaları gerekir diye düşünebiliriz. Gerçekten de, hoparlörü mikrofonun yerine bağlar ve diyaframına ses sinyali göndeririseniz mikrofon gibi çalıştığını görebilirsiniz ancak mikrofonu hoparlör çıkışına bağlamaya kalkarsanız çok çok çok kısık ses seviyesindeyken biraz ses almanız mümkündür ama sesi biraz açmaya kaltığınız da mikrofonun diyaframındaki bobinin kızardığını ve kullanılamaz hale geldiğini gereceksiniz (Sakın Denemeyin! Denerseniz, sonuçlarına da katlanırısınız).

Dinamik mikrofonlar vokal, enstrüman ve enstrüman amfilerinde kullanım için idealdir.

Bazı modeller özellikle kick/kroskes/bass drum ve bakırlılar için uygundur.


Kondansatör Mikrofonlar

Kondansatör mikrofonlar yüksek hassasiyette ve yumuşak frekans cevabı sunar. Dahili bir pilden sağlanan küçük bir DC gerilim ya da mikserdeki phantom güç ünitesi üzerinden beslenerek çalışır.(Fantom güç, dinamik mikrofona uygulandığında mikrofona zarar verebilir)
Küçük bir hava boşluğu içine yerleştrilmiş iki ince plaka ve geçirgen materyal arasında oluşan pozitif ve negatif enerji değişimleri sayesinde çalışır. Bu yapı diyafram bir kartuştur. Ses dalgalarının plakalar üzerinde oluşturduğu titreşim, bir rezistansı (direnç) sıkıştırıp gevşetir. Ses dalgalarının oluşturduğu bu hareketler bir dielektrik katsayısına bağlı olarak, belli bir voltajda, kutbu değişen (alternatif), belli bir genlik ve frekanstda bir sinyal oluşturur. Bu sinyaller miksere gider ve orada güçlendirilir.
Kondansatör mikrofon (muhtemelen kick/kroskes/bass drum hariç), hemen hemen tüm uygulamalar için idealdir. Bazı modeller pick-up soundlarına, koro uygulamalarına özel olarak tasarlanmıştır. Diğer kondansatör mikrofonlar da öncelikler akustik enstrümanlar için (özellikle gitar, banjo, mandolin, violin, kontr bas, piyano ve her çeşit yaylı enstrüman) tercih edilirler. Davul setini üstten örten uygulamalarda (overhead) da kondansatör mikrofonlar kullanılırlar.Genelde kondansatör mikrofonlar PA uygulamalar için oldukça kırılgan yapıda sayılır ama yıllar içinde bunu telafi edecek dayanıklı modeller üretilmiştir. Üstelik, neredeyse dinamik mikrofonlara eşdeğer modeller bile mevcuttur.


Pickup Kalıpları (Yönlendirilmiş ya da Kutupsal, mikrofon alanları)
Birçok mikrofonun performansı pickup sesine yaklaşmıştır ama henüz eşit hassasiyete gelememişlerdir.
Tüm önemli orta ve yüksek frekanslı sesler, dışardan mikrofon pickup kalıbına yaklaştıkça ortaya çıkarılarak, uzaklardaki bas ses basınç seviyelerine yaklaşır, kalıptan uzaklaştıkça da boğuklaşır.

-Pickup kalıplarını, mikrofonun tasarımına bağlı olarak değişen, hayali balonlara benzetebiliriz. Bu küresel yapılar mikrofon terminolojisinde 'kutupsal kalıplar' olarak adlandırılır.

* Uni-directional ya da cardioid mikrofonlar.

* Hyper-cardioid ve super cardioid mirofonlar.

* Omni-directional mikrofonlar.

* Boundary ya da plate mikrofonlar.

* Shotgun mikrofonlar.

* Parabolik mikrofonlar.



Mikrofon Empedans Seçimi:

Yüksek ya da Düşük Empedans. Acaba Hangisini Seçmeliyim? (Z)
Bir zamanlar PA sistemlerde kullanılan tüm mikrofonlar yüksek empedanslıydı. Öyleydi, çünkü, o günlerde kullanılan tüm PA amfilerin giriş empedansı yüksekti (high Z) ve sahneden bulunan mikrofon kabloları nadiren 20 küsür feed uzunluğunu geçerdi. PA teknolojisinin doğduğu "Woodstock" konserlerine kadar böyle devam etti ve uzun mikrofon kablolarına artan talep sonrasında düşük empedans (low Z) teknolojisinin doğuşu garantilendi. Düşük empedans gelmeden önce PA bir endüstri standardı idi.

Yüksek empedanslı mikrofonlar şimdilerde ev eğlence sistemlerinde, kısa-dalga ve halk bandı (Civil Band) telsizlerde ve ticari amaçlı PA amfilerde (hotel, hastane vb. anons sistemlerinde) sıklıkla kullanılmaktadır.

Yüksek empedanslı bir mikrofon, düşük empedanslı bir girişe bağlanırsa ne olur?
Bu durumda mikrofon sinyalinde bazı kayıplar ortaya çıkacaktır.
Sinyal kaybını (ya da yükleme kaybını) dB olarak belirlemek için aşağıdaki eşitliği kullanabiliriz:


YükKaybı = 20 * log (Ryük/ (Ryük + Rkaynak))


Rkaynak : mikrofon empedansı
Ryük : mikser giriş empedansı
Kabul edilebilir kayıp, 6dB ya da daha az seviyede olabilir.


Mikrofon Yerleştirme:
Göreli bir ses kaynağına mikrofon yerleştirmede etkili olan iki değişken unsur vardır; mesafe ve açı.
Sinyal seviyesi, berraklık ve doğru bas frekans cevabının da dahil olduğu çeşitli parametreleri etkilemesinden dolayı, mesafe tespiti mikrofonların yerleştirilmesinde çok önemli bir unsurdur.
Elde tutulan vokal mikrofonları genelde ağızdan 13 cm uzakta tutulur. Kalabalık bir sahnede oldukça güçlü bir ses seviyesinde çalan bir grup var ise bu mesafe 2.5 - 5 cm'ye kadar düşebilir. Çalan grubun çıkardığı ses, şarkıcının sesi ya da enstrümanından gelen sesten, mikrofon üzerinde daha baskın olacaktır.
Bununla birlikte, bu mesafede bazı mikrofonlar bas frekanslarda yeterli cevaplarla iyi sonuçlar verebilir.
Bazı vokalistler 'pop' ve diğer istenmeyen ses etkilerine rağmen bu sound'u tercih ederler.

{Tavsiye : Eğer bir mikrofon 'pop' ve benzeri istenmeyen sesler oluşturuyorsa, bu problemi çözmek için düşük freanslı sesleri kanal üzerindeki EQ'dan aşağıya çekin. Bazı volakistler bu gürültülerden hoşlanabilir ama unutmayın ki, bazı dinleyicileri de kızdırabilir. Gürültü (distortion), mikserle düzeltilmesi daha zor bir istenmeyen etkidir. Kanal giriş kazanç seviyesini (gain) azaltarak, attenuation vs. ile gürültüyü azaltmayı deneyebilirsiniz. Eğer, bu işe yaramazsa, mikrofonu daha düşük hassasiyetli başkasıyla değiştirmeyi deneyin. Şansınız varsa gürültü üreten mikrofonun diyaframını değiştirmeyi deneyebilirsiniz, belki eskisi bozulmuştur.

Açı, tonu belirler. Parlak bir ton elde etmek istiyorsanız, mikrofonu ses kaynağına doğrudan yöndeltin. Daha yumuşak bir ton için mikrofonu ses kaynağına belli bir açıyla yerleştirin.

Bazı standard mikrofon yerleştirme tavsiyeleri;

* Solo vokal - Yukarıdaki paragrafta olduğu şekilde.
[dinamik veya kondansatör, kardioid]

* Armoni vokal - Bireysel mikrofonlarda olduğu gibi, biraz uzakta ve kabaca ağızla 45 derecelik bir açı yapacak şekilde. Eğer iki vokalist varsa, ikisi aynı mikrofona...
[dinamik veya kondansatör, kardioid]

* Akustik gitar - Direk olarak gitarın körüsüne yöneltilmiş olarak, mümkün olduğu kadar yakın. (Gövde deliğinin içine doğru DEĞİL! Yoksa çok gürültülü (boomy) olur)
[kondansatör, kardioid]

* Saksafon - Mikrofonu saksafonun ağız kısmına (çan) açılı olarak ve kabaca 7-8 cm uzaklıkta yerleştirin.
[dinamik, kardioid]

* Trompet, trombon, vb. Direkt olarak çan yapısına yönelterek ve aşırı yüklemeden kaçınacak şekilde mikrofon mesafesi 1 foot ya da daha uzak olmak üzere...
[dinamik, kardioid]

* Akustik bas - Kabaca 10~15 cm mesafede, f aralıklarından biri ve köprünün tam ortasına...
[kondansatör, kardioid]

* Gitar veya bas amfisi - Mikrofonu, hoparlör ızgarasının tam önüne, ortadan, direkt bakacak şekilde yerleştirin.
[dinamik, kardioid]

* Klavye (keyboard) amfisi - Bunlar genellikle 2 yollu hoparlör sistemli amfilerdir ve bu yüzden bu sistemleri mikrofonlamak daha komplike bir hal alır. İki adet dinamik kardioid mikrofonu direk olarak woofer ve tvitır'a yönelterek iki mikser kanalının birini bas, diğerini de tiz karakterli tonlayarak ayarlayın, ama amfiden Line seviyesinde çıkış labiliyorsanız, bu çıkışı doğrudan mikser line kanalına girebilirsiniz.
[dinamik, kardioid]

* Grand piyano - Genellikle iki kondansatör-kardioid mikrofon kullanılır. Bir tanesi piyanonun içinde olur ve bas tellerin ortasına, çekiçlerin ve diğer tiz tellerin olduğu kısma gelecek şekilde yerleştirilir. Diğer bir bağlantı şekli de bir plate ve bir de boundary mikrofon ile yapılır.Bir mikrofon kapağın alt tarafına, diğeri de tiz teller bas tellerden ve çekiçlerden biraz daha yakın olacak şekilde yerleştirilir.
[kondansatör, kardioid]

* Bas davul/kick - Ön tarafta ve direkt olarak kafaya çok yakında olacak şekilde ya da tercihan davulun içine yerleştirilir.
[dinamik, kardioid]

* Trampet, ride ziller, tenor ve floor tom - Mümkün olduğunca kaynağın üzerinde kapanmış şekilde ve yukarıdan aşağıya direk olarak hedeflenerek yerleştirilmeli. Mikrofon sayısını azaltmayı denemek için herbir açık mikrofonun sistem kazancını 3 dB azaltın. Örneğin, tenor tomlar üzerine bir ya da iki kondansatör mikrofon, ride zil + bir floor tom'a bir, bir hi-hat + trampet'e bir mikrofon koyarak mikrofon sayısını azaltabilirsiniz. 5 ya da 6 mikrofonla (kick dahil) tüm davulu mikrofonlayabilirsiniz.
[kondansatör, kardioid ya da hiper-kardioid]

 

<<< Geri